Gazetecilik Susmaz: Herkes İşini Yapsın, Memleket Kazansın
Sevgili Siirtli,Baykanlı,Kurtalanlı,Eruhlu,Tillolu,Şrvanlı,Pervarili hemşerilerim,
Bir kez daha net, açık ve güçlü şekilde ifade ediyorum:
Ben her şeyden önce gazeteciyim.
Bu bir meslekten öte; bir kamu sorumluluğudur.
Bir duruştur.
Bir vicdan meselesidir.
Gazetecilik; kimseye yaranma işi değildir.
Gazetecilik; kimsenin gölgesinde yürüme işi değildir.
Gazetecilik; kamu adına soru sorma ve kamu adına konuşma işidir.
Gazeteciyi Etiketlemek Kolaydır
Bir gazetecinin;
Bir siyasi parti temsilcisiyle görüşmesi,
Bir belediye başkanıyla bir araya gelmesi,
Bir kaymakamla, bir müdürle, bir STK başkanıyla oturması
Onun taraf olduğu anlamına gelmez.
Gazeteci görüşür.
Gazeteci dinler.
Gazeteci sorar.
Gazeteci yazar.
Baykan küçük bir ilçedir.
Herkes birbirini görür, bilir.
Aynı ortamda bulunmak taraf olmak değildir.
Siyasi Partilerin de Sorumluluğu Vardır
Burada önemli bir noktayı özellikle vurgulamak istiyorum:
Siyasi partiler; demokrasinin temel taşlarıdır.
Ancak siyasi parti temsilcilerinin de sorumlulukları vardır.
Bir siyasi partinin görevi;
Hizmet üretmek,
Çözüm önermek,
Eleştirisini yapıcı yapmak,
Halkın sorunlarını gündeme taşımaktır.
Siyasi parti temsilcisi;
Eğer görevdeyse icraat üretir,
Muhalefetteyse alternatif üretir.
Ama hiçbir siyasi yapı;
Gazeteciyi hedef gösteremez.
Basını baskı altına almaya çalışamaz.
Soru soranı “taraf” ilan edemez.
Gazeteci ne iktidarın ne muhalefetin memurudur.
Gazeteci halkın gözü ve kulağıdır.
Kendi Görevini Yapmayan Başkasını Konuşmasın
Son dönemlerde görüyoruz ki;
Kendi sorumluluğunu yerine getirmeyen,
Kendi görevindeki eksikliği kapatmak isteyen bazı çevreler;
Başkalarını suçlamayı tercih ediyor.
Bu doğru değildir.
Bir makamdaysanız önce görevinizi yapın.
Bir siyasi sorumluluğunuz varsa önce halk için çalışın.
Bir kurumdaysanız önce hizmet üretin.
Gazeteciyi konuşarak, eleştirerek, yaftalayarak;
Hiçbir başarısızlık örtülemez.
Basının Hakları Anayasal Güvencededir
Basın;
Bilgiye ulaşma hakkına sahiptir.
Yetkilileri arama hakkına sahiptir.
Açıklama isteme hakkına sahiptir.
Kamu adına araştırma yapma hakkına sahiptir.
Bu haklar kişisel değil; kamusaldır.
Bir projeyi sorduğumuzda; bu düşmanlık değildir.
Bir iddiayı araştırdığımızda; bu taraf olmak değildir.
Bir eksikliği yazdığımızda; bu saldırı değildir.
Bu gazeteciliktir.
Biz Kimsenin Arka Bahçesi Değiliz
Açıkça söylüyorum:
Biz kimsenin arka bahçesi değiliz.
Biz kimsenin emir eri değiliz.
Biz kimsenin siyasi aparatı değiliz.
Seçimler beş yılda bir yapılır.
Partiler yarışır, millet karar verir.
Sandık konuşur ve konu kapanır.
Gazetecinin görevi seçimden sonra da devam eder.
Bizim işimiz koltuk değil; kamu yararıdır.
En Üst Makamdan En Alt Makama Kadar
İlimizin;
En üst yöneticisiyle de,
En alt birim çalışanıyla da,
İktidar partisiyle de,
Muhalefet partisiyle de,
Tüm sivil toplum kuruluşlarıyla da
Bir araya geliriz.
Bu bizim mesleki görevimizdir.
Gazetecinin yolu kapatılmaz.
Gazetecinin önü kesilmez.
Gazeteciye engel olunmaz.
Tam tersine; destek olunur.
Çünkü şeffaflık; güçlü yönetim demektir.
Şeffaflıktan korkan değil, şeffaflığı savunan kazanır.
Rekabet Dedikoduda Değil, Hizmette Olsun
Birileri görünür diye rahatsız olmak yerine;
Daha çok çalışın.
Birileri konuşuluyor diye kıskanmak yerine;
Daha çok üretin.
Yarış olacaksa;
Daha iyi hizmette olsun.
Daha iyi projede olsun.
Daha çok çözüm üretmede olsun.
Fitnede değil.
Hasette değil.
Yaftalamada değil.
Bu Yol Kamu Vicdanının Yoludur
Biz yolumuzdayız.
Bu yol;
Hakikatin yoludur.
Sorumluluğun yoludur.
Kamu vicdanının yoludur.
Kimse bu yolu kapatamaz.
Kimse bu yolu daraltamaz.
Kimse bizi sindiremez.
Ama biz yıkıcı değiliz.
Biz yapıcıyız.
Biz kavga için değil; katkı için varız.
Son Söz
Herkes önce kendi görevine baksın.
Siyasi parti temsilcisi siyasetini yapsın.
Yönetici görevini yapsın.
STK üretimini yapsın.
Gazeteci gazeteciliğini yapsın.
Biz buradayız.
Her yerdeyiz.
Ve olmaya devam edeceğiz.
Baykan bizim.
Siirt bizim.
Bu memleket hepimizin.
Selametle kalın.
