Ben Siirtliyim: İnançla Yoğrulmuş Bir Duruşun, Sessizlikte Konuşan Bir Şehrin Hikâyesi
Ben Siirtliyim…
Bir bilseniz ne sevdalar devşirmişim dağ diyarımda.
Ama bu sevdalar, hevesin değil; sabrın, edebin ve inancın imbiğinden süzülmüştür.
Siirtli olmak bir kimlik değil sadece; bir ahlâk, bir duruş, bir istikamettir.
Ben evliyalar şehriyim.
Bu topraklarda taşın da toprağın da bir hatırası vardır.
İman burada yüksek sesle değil, hal ile yaşanır.
Ezan, yalnız minarelerden değil; gönüllerden yükselir.
Namaz vakti sokaklar susar, kalpler konuşur.
Siirt, Allah’ı anarak ayakta duran bir şehirdir.
Ne gizli aşklar saklamışımdır koynumda…
Bizde sevda, göz önünde tüketilmez.
Mahremiyet esastır, helâl çizgisi korunur.
Aşk edep ister; sabırla büyür, vefa ile taşınır.
Muhafazakârlık burada yasaklar listesi değil, değerleri muhafaza etme iradesidir.
Suskun gecelerin karanlığına çareyim.
Çünkü karanlığı tanıyan, aydınlığı da bilir.
Dağlarım serttir ama gölgesi serindir.
Gecelerim sessizdir ama yalnız değildir.
Bir soba başında edilen dualar, bir çayın buharında yükselen umutlar vardır.
Ben Siirtim…
Özümde mertlik var.
Kanımda cömertlik, insanımda yiğitlik var.
Ama bu yiğitlik hoyratlık değildir.
Büyüğe saygı, küçüğe merhametle yoğrulmuş bir asalettir.
Bizde söz namustur; verilen söz tutulur.
Sevdasına yenik düşmüşlere başı bereyim.
Düşeni dışlayan değil, ayağa kaldıranı makbul sayarız.
Komşusu açken tok yatmayı ayıp bilen bir ahlâkımız var.
Topluma bağlılık bizde sloganla değil, sorumlulukla ölçülür.
Ben Siirtim…
İlkelerime bağlıyım; çünkü savrulmayı değil, istikameti bilirim.
Aile kutsaldır, ocak berekettir.
Gelenek yük değil, hafızadır.
Biz geçmişimizi inkâr ederek değil, onu taşıyarak yürürüz.
Baharımı ancak yaşayan bilir.
İnancın ferahlığını, umudun bir anda yeşermesini…
Hazanımı ise sabrı öğrenen bilir.
Yaprak dökümünde bile vakar vardır; gidenin ardından ağıt değil, dua edilir.
Kadının yüreklisini severim.
İffetiyle güçlü, sabrıyla dirayetli olanı…
Erkeğin mertlisini severim.
Sorumluluk alan, ailesinin ve toplumunun yükünü omuzlayanını…
İşte ben böyle bir Siirtliyim.
Gösterişsiz ama derin, sessiz ama iddialı.
Gürültüyle değil, duruşla konuşurum.
Modaya göre değil, hakikate göre yaşarım.
İnancıma, ilkelerime, topluma bağlıyım.
Çünkü bilirim:
Değerlerini kaybeden şehir büyüse de dağılır;
değerlerine sarılan şehir sessiz kalsa da ayakta kalır.
Ben Siirtim…
Ve bu topraklarda ayakta kalmanın adı:
İman, ahlâk, vefa ve sadakattir.
