Suriye’de Yeni Mutabakat: Ankara Süreci Yakından İzliyor
Ateşkes ve Entegrasyon Anlaşması Türkiye’de Nasıl Değerlendiriliyor?
Suriye yönetimi ile SDG/YPG arasında varıldığı bildirilen yeni mutabakat, bölgesel dengeler ve Türkiye’nin güvenlik politikaları açısından Ankara’da dikkatle takip ediliyor.
Ateşkes, askeri ve idari entegrasyon ile merkezi yönetime geçişi öngören anlaşmanın, Suriye’nin toprak bütünlüğü hedefi bakımından önemli bir eşik olarak değerlendirildiği ifade ediliyor.
Edinilen bilgilere göre mutabakat; sahadaki çatışma riskini azaltmayı, kontrol alanlarını merkezi yönetime devretmeyi ve uzun süredir fiili olarak devam eden parçalı yapıyı sonlandırmayı amaçlıyor.
ATEŞKES VE GÜVENLİK DÜZENLEMESİ ÖN PLANDA
Anlaşmanın ilk aşamasında, taraflar arasında kalıcı ateşkesin sağlanması ve silahlı unsurların temas hatlarından çekilmesi öngörülüyor.
Bu kapsamda Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik birimlerinin, Haseke ve Kamışlı başta olmak üzere bazı şehir merkezlerinde görev alması planlanıyor.
Amaç, kamu düzeninin tesis edilmesi ve sivil hayatın istikrara kavuşturulması.
ASKERİ YAPILAR MERKEZİ ORDUYA BAĞLANACAK
Mutabakatın en dikkat çeken başlıklarından biri askeri entegrasyon süreci.
Buna göre SDG bünyesindeki unsurların, bireysel katılımlar yoluyla Suriye Savunma Bakanlığı çatısı altına alınması ve daha sonra oluşturulacak tümen ve tugaylarda görev yapması hedefleniyor.
Haseke merkezli bir askeri yapılanma ile Halep vilayeti bünyesinde Kobani bağlantılı bir tugayın oluşturulması da planlanan adımlar arasında yer alıyor.
Yetkililer, tüm bu yapıların Suriye devletinin kontrolü altında faaliyet göstereceğini vurguluyor.
İDARİ VE SİVİL ENTEGRASYON DA GÜNDEMDE
Mutabakat yalnızca askeri başlıklarla sınırlı değil. Özerk yönetim altında faaliyet yürüten sivil kurumların da Suriye devlet yapısına entegre edilmesi öngörülüyor.
Mevcut kamu çalışanlarının statülerinin korunacağı, sivil personelin merkezi kadrolara dahil edileceği belirtiliyor.
Ayrıca Kürt nüfusun kültürel, medeni ve eğitim alanındaki haklarının yasal güvence altına alınması ve yerinden edilmiş kişilerin güvenli şekilde kendi bölgelerine dönebilmesi de anlaşmanın önemli maddeleri arasında bulunuyor.
“FİİLİ BÖLÜNME” DÖNEMİ SONA ERİYOR
Ankara’da yapılan değerlendirmelerde, bu mutabakatın Suriye’de uzun süredir devam eden fiili bölünmüşlüğü sona erdirebilecek en kapsamlı adım olduğu ifade ediliyor.
SDG kontrolündeki alanları temsil eden ve kamuoyunda “sarı bölge” olarak anılan yapının, bu süreçle birlikte fiilen ortadan kalkmasının beklendiği dile getiriliyor.
TÜRKİYE SAHADAKİ TAKİBİNİ SÜRDÜRECEK
Uygulama sürecinde yaşanabilecek aksaklıkların yakından izleneceği, Türkiye’nin sahadaki diplomatik ve güvenlik takibini sürdüreceği belirtiliyor.
Ankara’nın önceliğinin, anlaşmanın samimi ve hızlı biçimde hayata geçirilmesi olduğu ifade ediliyor.
Yetkililer, mutabakatın hayata geçirilmesiyle birlikte Suriye’nin kuzeydoğusunda merkezi otoritenin güçlenmesi, sınır güvenliğinin sağlanması, enerji ve sınır kapılarının tek elden yönetilmesi ve terör örgütlerinin hareket alanının daralmasının beklendiğini vurguluyor.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE” VE “TERÖRSÜZ BÖLGE” HEDEFİ
Ankara kulislerinde, Suriye’deki bu gelişmenin Türkiye’nin “terörsüz Türkiye” vizyonuna da olumlu katkı sunacağı görüşü öne çıkıyor.
Aynı zamanda bölgesel istikrarın güçlenmesi ve sınır hattında güvenlik risklerinin azalmasının, uzun vadede Türkiye’nin güvenlik politikalarına doğrudan yansıyacağı değerlendiriliyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.