Nakşibendî-Hâlidî yolunun son dönemdeki en etkili irşad önderlerinden biri olan Seyyid Abdülbaki El Hüseynî, milyonların gönlünde derin izler bırakan bir manevi önder olarak Türkiye tasavvuf tarihinde müstesna bir yere sahiptir. Hayatı boyunca şöhretten uzak, hizmet merkezli bir irşad anlayışını benimseyen Gavs-ı Sânî Hazretleri, hem yaşantısı hem de yetiştirdiği talebelerle geniş bir etki alanı oluşturmuştur.
Gavs-ı Sânî Şeyh Seyyid Abdülbâkî El-Hüseynî, Hicrî 1362 / Miladî 1943 yılında Siirt’in Baykan ilçesine bağlı Taruni köyünde dünyaya geldi. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) torunu Hz. Hüseyin’in soyundan gelen seyyid bir aileye mensuptur.
Babası, asrın büyük velilerinden kabul edilen Gavs-ı Âzam Şeyh Seyyid Abdülhakîm El-Hüseynî’dir. Ailesi asırlardır ilim, irfan ve tasavvufla meşgul olmuş; bölgede hem ilmî hem de manevi rehberlik görevini üstlenmiştir.
Seyyid Abdülbâkî Hazretleri, çocukluk ve gençlik dönemini ilim ve edep terbiyesi içinde geçirdi. Babasıyla birlikte sırasıyla Taruni, Bilvanis, Kasrik ve Gadir köylerinde ikamet etti. Bu süreçte hem klasik medrese eğitimi aldı hem de tasavvuf terbiyesiyle yetiştirildi.
Arapça, fıkıh, tefsir ve akaid başta olmak üzere dinî ilimlerde tahsil gördü. Eğitimini Siirt ve Van merkezli medreselerde sürdürdü. Gençlik yıllarında geçirdiği verem hastalığı nedeniyle Ankara’da tedavi gördü ve tamamen şifa buldu.
1971 yılında babasıyla birlikte Adıyaman’ın Kahta ilçesine bağlı Menzil köyüne yerleşti. Bir yıl sonra, 1972’de babası Gavs-ı Âzam Seyyid Abdülhakîm El-Hüseynî’nin vefatıyla irşad sorumluluğu ağabeyi Seyyid Muhammed Râşid El-Hüseynî’ye geçti.
Bu dönemde Seyyid Abdülbâkî Hazretleri, ağabeyine tam bir teslimiyetle bağlı kaldı; nefis terbiyesini tamamladı ve halifelik icazeti aldı. 1993 yılında Seyyid Muhammed Râşid El-Hüseynî’nin vefatının ardından, Menzil’de irşad vazifesini fiilen üstlendi.
Gavs-ı Sânî Hazretleri’nin irşad anlayışı;
Niyetin ihlası,
Tövbe ve zikir,
İlim ve hizmet,
Tevazu ve kul hakkı hassasiyeti
esaslarına dayanıyordu.
Vakit namazları başta olmak üzere ibadetlerini cemaatle eda etmeye büyük önem verdi. Zikrin kalbin asli ihtiyacı olduğunu vurguladı ve müridlerini Nakşibendî usullerine uygun şekilde zikre teşvik etti.
İslamî eğitim kurumlarının yaygınlaşması için yoğun çaba gösterdi; medreseler, vakıflar ve hayır kurumlarının kurulmasına öncülük etti. Yetiştirdiği talebeleri yalnızca din anlatan kişiler olarak değil, toplumun her alanında ahlaklı bir duruş sergileyen örnek şahsiyetler olarak yetiştirdi.
Seyyid Abdülbâkî El-Hüseynî’nin 5’i erkek, 2’si kız olmak üzere 7 evladı bulunmaktadır. Hayatı boyunca çok sayıda halife ve talebe yetiştirmiştir. İrşad zincirinde öne çıkan isimler arasında;
Seyyid Muhammed Saki, Seyyid Fettah ve Seyyid Mübarek El-Hüseynî yer almaktadır.
Gavs-ı Sânî Hazretleri, yalnızca bir tarikat şeyhi değil; ümmet bilincini ve toplumsal barışı önceleyen bir kanaat önderi olarak tanındı. Türkiye’nin birlik ve beraberliğine özel önem verdi. Siyasetten uzak, ancak toplumsal huzura duyarlı bir çizgide irşad faaliyetlerini sürdürdü.
Uzun yıllar böbrek yetmezliği ile mücadele eden Gavs-ı Sânî Şeyh Seyyid Abdülbâkî El-Hüseynî, 12 Temmuz 2023 tarihinde Hakk’ın rahmetine kavuştu. Vefatı, Türkiye’nin dört bir yanında ve yurt dışında derin bir üzüntüyle karşılandı.
Ardında; milyonlara ulaşan bir irşad mirası, yüzlerce hayır kurumu, binlerce talebe ve sessiz ama köklü bir manevi iz bıraktı.
Gazeteci gözüyle bakıldığında, Gavs-ı Sânî Hazretleri; gösterişten uzak duruşu, istikrarlı irşadı ve toplumsal karşılığıyla son yarım asrın en etkili tasavvuf önderlerinden biri olarak tarihe geçmiştir.
Menzil, onunla birlikte yalnızca bir köy değil; bir manevî merkez kimliği kazanmıştır.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.