GAVS-I SÂNÎ SEYYİD ABDÜLHAKİM EL HÜSEYNÎ
Becirman’dan Bilvânis’e, Bilvânis’ten Menzil’e Uzanan Asırlık Bir Seyyid ve İrşad Mirası
Anadolu tasavvuf tarihinde bazı şahsiyetler vardır ki, yalnızca yaşadıkları dönemi değil, yüzyıllar boyunca sürecek bir manevî çizgiyi belirlerler.
Seyyid Abdülhakim El Hüseyni (Gavs-ı Sânî) Hazretleri, işte bu isimlerin en belirgin halkalarından biridir.
Onun şahsiyetinde nesep, ilim, edep ve irşad, birbirinden ayrılmayan bir bütün olarak tezahür etmiştir.
Bugün Menzil olarak bilinen irşad merkezinin arka planı incelendiğinde, bu yolun Becirman – Bilvânis – Hazne – Menzil hattı üzerinde şekillendiği açıkça görülmektedir.
BECİRMAN’DA BAŞLAYAN SEYYİD NESLİ
Tarihî kayıtlar ve yerleşik sözlü rivayetler, Becirman Seyyidlerinin kökenini Seyyid Bilal (Hz.)’e dayandırmaktadır.
Doğum: 1132
Becirman’a gelişi: 1152
Yer: Batman / Gercüş / Becirman
Evlilik: Yöre beyinin kız kardeşi Fatma Hanım
Vefat: 1154
Bu kısa zaman dilimine rağmen Seyyid Bilal Hazretleri, bölgenin hem nesep, hem manevî merkezi hâline gelmesini sağlamıştır.
Ondan sonra Becirman, yalnızca bir köy değil, seyyidlerin tanındığı ve hürmet gördüğü bir havza olarak anılmaya başlanmıştır.
Yedi Oğul – Yedi Kol
Seyyid Bilal Hazretleri’nin şu yedi oğlu, Becirman Seyyidlerinin temelini oluşturmuştur:
Murat
İsmail
Haşim
Mirza
Nasır
Ali
Kılıç
BİLVÂNİS SEYYİDLERİ VE SEYYİD İSMAİL KOLU
Bilvânis Seyyidleri, bu yedi oğuldan Seyyid İsmail koluna mensuptur. Bu nokta, hem eski yazılı metinlerde hem de bölge halkının kolektif hafızasında ortak biçimde yer almaktadır.
Silsilenin devamı şu şekildedir:
Seyyid Bilal (Hz.) → Seyyid İsmail → Seyyid Ahmed Fazlı (Şeyh Ahmed)
Şeyh Ahmed Hazretleri’nin türbesinin Benaziz Köyü’nde bulunması, bu hattın Becirman merkezli olduğunu açık biçimde teyit etmektedir.
SEYYİD ALİ ES-SÂNÎ VE BİLVÂNİS’İN TEŞEKKÜLÜ
Şeyh Ahmed Hazretleri’nin oğlu Seyyid Ali es-Sânî Hazretleri, hicret ederek bugünkü Bilvânis Köyü’nü kurmuştur.
Bu hicret, yalnızca coğrafi değil; aynı zamanda irşad merkezli bir yerleşim tercihidir.
Bilvânis, bu tarihten sonra:
Seyyid ailelerin yoğunlaştığı,
İlim ve irşadın sürdüğü,
Bölge halkının manevî meselelerde müracaat ettiği bir merkez hâline gelmiştir.
Seyyid Ali es-Sânî’nin Oğulları
Bilal Kal (Şeyh Kal)
Halef
Amer (Ömer)
Bilvânis’te yaşayan seyyid ailelerin kökü bu üç kola dayanmaktadır.
GAVS-I SÂNÎ’NİN BABASI: SEYYİD MUHAMMED’İN MAHVİYETİ
Gavs-ı Sânî Hazretleri’nin babası Seyyid Muhammed, kendi mürşidinin halifeleri arasında yer almasına rağmen, hayatta olduğu sürece bu görevi kullanmaktan özellikle kaçınmıştır.
Onun:
Halifeliği gizlemesi,
Mürşidinin yanında görünür olmamayı tercih etmesi,
Kendini “fakir” olarak tanımlaması
tasavvuf geleneğinde yüksek edep ve teslimiyet örneği olarak aktarılmıştır.
Bu durum, mürşidi tarafından şu sözlerle tescil edilmiştir:
“Siz sakın onu zamanın diğer âlimleriyle karıştırmayın.”
DOĞUM VE İLK MANEVÎ İŞARETLER
Hicrî 1322, Baykan ilçesine bağlı Kermet Köyü…
Perşembe günü, öğle ile ikindi arasında dünyaya gelen çocuk, ileride Gavs-ı Sânî olarak anılacaktır.
Babası:
Ezânı sağ kulağına,
Kameti sol kulağına okumuş,
Göbeğini fıkıh kitabı üzerinde keserek
onun ilimle irtibatlı bir hayat süreceğini niyet etmiştir.
26 YILLIK İLİM YOLCULUĞU
Gavs-ı Sânî Hazretleri’nin hayatında ilim, yalnızca bir vasıta değil, irşadın temel şartıdır. Bu sebeple:
Siyanüs’te,
Norşin’de,
Arbo’da,
Hazne’de
hem zahiri, hem batıni ilimleri tahsil etmiş; toplam 26 yıl süren kesintisiz bir eğitimden geçmiştir.
İlim aldığı isimler arasında dönemin büyük âlimleri bulunmaktadır.
TARİKAT, HİLAFET VE İRŞADIN BAŞLAMASI
Hilafet aldıktan sonra:
Taruni Köyü ilk irşad merkezi olmuş,
Ardından Bilvânis ve Kasrik hattı izlenmiş,
Son olarak Menzil bölgesinde irşad kökleşmiştir.
Pazartesi ve Perşembe günleri yapılan teveccühler, kısa sürede geniş bir çevreye ulaşmış; yalnızca halk değil, başka tarikat mensupları ve şeyhler de bu halka içinde yer almıştır.
AHLAK VE METOT: İLİM, AKİDE VE EDEP
Gavs-ı Sânî Hazretleri:
Zayıf akidenin iman için büyük tehlike olduğunu,
İlmin olmadığı yerde dinin ayakta kalamayacağını,
Tasavvufun şeriatla çatışamayacağını
ısrarla vurgulamıştır.
Onun irşadında:
“Akide – ilmihal – edep”
üçlüsü vazgeçilmezdir.
SON DEĞERLENDİRME
Becirman’da nesep,
Bilvânis’te yerleşim,
Hazne’de ilmî kemal,
Menzil’de irşad…
Bu silsile, Gavs-ı Sânî Seyyid Abdülhakim El Hüseyni Hazretleri şahsında asırlar arası bir devamlılık kazanmıştır.
Bugün Menzil yolu olarak bilinen yapı, rastlantısal değil; tarih, ilim ve edep üzerine inşa edilmiş bir irşad mirasıdır.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.