Bahçeli’den Suriye Mesajı: “SDG Oyalıyor, Üniter Suriye Kararlılıkla İnşa Edilmeli”

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya üzerinden yaptığı kapsamlı değerlendirmede Suriye’deki son gelişmeleri çok boyutlu şekilde ele aldı.

Siyaset 18.01.2026 19:57:00 0
Bahçeli’den Suriye Mesajı: “SDG Oyalıyor, Üniter Suriye Kararlılıkla İnşa Edilmeli”

Bahçeli’den Suriye Mesajı: “SDG Oyalıyor, Üniter Suriye Kararlılıkla İnşa Edilmeli”


Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya üzerinden yaptığı kapsamlı değerlendirmede Suriye’deki son gelişmeleri çok boyutlu şekilde ele aldı.

 Bahçeli, SDG’nin kuzey ve kuzeydoğuda fiilî kontrol alanları oluşturarak Suriye’nin yeniden inşa ve istikrar sürecinin önündeki en temel engellerden biri hâline geldiğini vurguladı.


“10 Mart Mutabakatı Bir Dönüm Noktasıydı”


Bahçeli’nin değerlendirmesinde, Ahmed el-Şara liderliğindeki yeni Şam yönetiminin önceliğinin parçalı yapıyı sona erdirerek merkezi devlet otoritesini tesis etmek olduğu ifade edildi.

 Bu çerçevede 10 Mart 2025’te SDG ile varılan mutabakatın, örgütün silahlı varlığının sonlandırılması ve devlet kurumlarına entegrasyonu açısından kritik bir eşik olduğunun altı çizildi.

 Ancak aradan geçen yaklaşık on aylık süreçte SDG yönetiminin mutabakatın ruhuna aykırı biçimde özerklik ve federasyon taleplerini gündemde tutarak süreci oyaladığı belirtildi.


Türkiye’nin Üniter Suriye Duruşu Şam’ı Güçlendirdi


Bahçeli, merkezi hükümetin tutumunu güçlendiren en önemli faktörlerden birinin Türkiye’nin Suriye’nin üniter yapısına verdiği açık ve kararlı destek olduğunu vurguladı. 

Bu desteğin, Şam yönetiminin SDG’ye karşı daha net ve kararlı adımlar atmasını sağladığı kaydedildi.

 SDG elebaşı Mazlum Abdi’nin, İsrail’den aldığı destek ve teşvikle entegrasyon çağrılarına olumlu yanıt vermediği; buna karşılık Şara yönetiminin siyasi birlik ve sınır bütünlüğü konusunda tavizsiz davrandığı ifade edildi.


Sahada Denge Değişti: Halep’ten Rakka’ya İlerleyiş


SDG’nin mutabakat gereklerini yerine getirmemesi, Ankara ve Şam’dan sert tepkilere yol açtı. 2025’in son günlerinde başlayan askerî hareketlilikle birlikte Suriye ordusu, Halep’te SDG unsurlarını ve devrik rejim kalıntılarını kısa sürede temizledi. 

Ardından Fırat’ın batısında Deyr Hafir, Meskene ve 34 köy-kasabanın kontrol altına alındığı; birliklerin Rakka’nın güneybatısında konuşlandığı aktarıldı.

 17 Ocak’ta bölgenin askerî kapalı alan ilan edilmesiyle sivillere uyarılar yapıldı.


“Kürtler Başka, SDG Başkadır”


Bahçeli, sahadaki gelişmelerin önemli bir gerçeği ortaya koyduğunu belirterek, “Suriye’de Kürtler başka, SDG başkadır” vurgusunu yaptı. 

SDG’nin Suriye Kürtlerini temsil etmediği; örgütün kontrol ettiği alanlarda Arap ve Kürt aşiretlerin önemli bölümünün Şam yönetimini tercih ettiğinin netleştiği kaydedildi.

 Rakka hattına ilerleyiş sırasında birçok aşiretin merkezi hükümetten yana tavır alması, SDG’nin toplumsal tabanının zayıfladığını gösteren somut bir işaret olarak değerlendirildi.


Çekilme Açıklaması ve Şam’ın Stratejisi


17 Ocak’ta Mazlum Abdi’nin “Fırat’ın doğusuna çekilme” yönündeki açıklamasının, sahadaki askerî caydırıcılığın sonucu olduğu; bununla birlikte 10 Mart mutabakatının uygulanması açısından önemli bir aşama teşkil ettiği belirtildi. 

Bahçeli’ye göre Şam yönetimi, doğrudan geniş çaplı çatışmaya girmeden; siyasi meşruiyet, bölgesel dengeler ve yerel unsurların memnuniyetsizliğini kullanarak SDG’nin manevra alanını daraltan kontrollü bir strateji izliyor.


Kürt Dili ve Kültürüne İlişkin Kararname


Bahçeli, Şara’nın Kürt dili ve kültürüne ilişkin açıklamaları ile 2026/13 sayılı kararnameyi birlik ve istikrar açısından olumlu ve takdire şayan buldu. 

Kararnamenin, Kürt vatandaşların Suriye halkının asli parçası olduğunu vurguladığı; bunun SDG’ye taviz değil, aksine örgütün “Kürtlerin temsilcisi” iddiasını zayıflatan bir adım olduğu ifade edildi.

 Kürtçenin seçmeli ders olarak öğretilmesi ve Nevruz’un resmî tatil ilan edilmesinin, üniter yapıyla çelişmediği; resmi dil ile dil özgürlüğünün ayrıştırılması gerektiği vurgulandı.


Üniter Yapı ve Yeni Anayasa Vurgusu


Bahçeli, federasyon, konfederasyon ve özerklik tartışmalarının Suriye’yi yeniden çatışma hatlarına sürükleyebileceğini belirterek üniter devlet yapısının altını çizdi. 

Yeni anayasanın; tüm etnik ve dini kesimleri kapsayan, eşitlikçi, demokratik, hukukun üstünlüğünü esas alan bir çerçevede hazırlanmasının zorunlu olduğunu kaydetti.

 “Suriye vatandaşlığı” kavramının güçlendirilmesi, tek resmî dil ilkesinin korunması, ancak Kürtçe ve Türkçe gibi dillerin seçmeli ders olarak müfredata alınmasının toplumsal uzlaşmayı güçlendireceği ifade edildi.


Yol Haritası: Sekiz Maddede Çözüm


Bahçeli, önümüzdeki süreç için şu başlıkları öne çıkardı:
10 Mart mutabakatının eksiksiz uygulanması, SDG ve türevlerinin tamamen feshi ve devlet kurumlarına geri dönüşü olmayacak biçimde entegrasyonu.


Federasyon ve özerklik tartışmalarının gündemden çıkarılması; merkezi otoritenin ülke genelinde tesis edilmesi.


Kapsayıcı yeni anayasa ve hukukun üstünlüğü.


Kürtlerle SDG’nin net biçimde ayrıştırılması.
Kürtçe başta olmak üzere tüm asli unsurların kültürel haklarının dengeli biçimde ele alınması.


“Suriye vatandaşlığı”nın ortak payda hâline getirilmesi.


Başkanlık sistemi temelinde istikrarlı yönetim, kuvvetler ayrılığı ve serbest seçimler.
Ekonomik ve siyasi olarak güçlü, bütünleşmiş Suriye’nin bölgesel istikrara katkı sunması.


Sonuç
Bahçeli’nin değerlendirmesi, SDG/PKK’nın sahada ve siyasette giderek sıkıştığını, tek makul yolun ise Suriye’nin birlik ve bütünlüğü içinde 10 Mart mutabakatının tam uygulanması olduğunu ortaya koyuyor.

 Mesajın özeti net: Silahlı dayatmalar değil, merkezi otoritenin yeniden inşası ve kapsayıcı bir anayasal düzen, Suriye’nin geleceğinin anahtarıdır.

Haber Kaynak : Haber Merkezi

Haber Editörü

Haber Merkezi


Pazar 6.7 ° / 3.7 °
Pazartesi 11.5 ° / 5.4 °
Salı 9.3 ° / 5.8 °

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.